Merhaba, yani kısaca benim kim olduğumu merak edenler varsa, onun için açtığım bir sayfa.

Zaten web sitemi incelediğinizde az çok kim olduğumu anlayabilirsiniz, öyle bir duruma geldik ki artık sosyal medya hesaplarımdan da ayırtılara rahatlıkla bakabililiyoruz.

Aslen 1987 Diyarbakır doğumluyum. 1992 de Mersine yerleştik. Geçen zaman içerisinde ilk, orta ve lise öğrenimimi Tarsus’ta tamamladım. Mesleğim gereği ise gurbet gurbet gezen özel bir sektörde İnşaat sektörü üzerinde deneyler yapan Kalite Kontrol Laboratuvarında çalışıyorum. Çoğu insanlar merak ediyor laboratuvar sözünü duyunca hemen aklımıza hastanendeki laboratuvarlar geliyor; fakat çalıştığım laboratuvar ile hastane laboratuvarıyla maalesef hiçbir alakası yok. Yani bana ya bunun bir tahliline bakar mısınız? diye mail yada mesaj atmayın anlamam o işten.

Çalıştığım laboratuvarları size şöyle özetleyeyim. Şimdi her deneyin bir standartları vardır ve bu standartlarda  her ülkenin Standart kuruluşu standartları belirlemiştir. Mesela Türkiye TSE, Amerika ASTM, Rusya GOST, İngiltere BS işte Almanya DIN gibi uzar gider. Zaten bu işi yapan kişi TSE ve ASTM ile haşir neşirdir. Bu standartlar çerçevesinde belirlenmiş metotlar ile deneyler yapıp kullanılacak inşaat bileşenlerinin analiz sonuçlarına göre proje şartnamelerine uygunluğunu denetliyoruz eğer uygun değilse neden değildir uygun olması için neler yapılmalı gibisinden çalışmalar yapıyoruz. Misal bir CVC yani geleneksel beton dökeceksiniz. Şu an Türkiye de C30 sınıfı bir beton dökmeniz gerekiyor depreme dayanıklı olması için acaba bu beton gerçekten de C30 değeri veriyor mu yani bu beton C30 sınıfına uygun bir beton mu? Kullanılan agrega standartlara uygun mu, temiz mi, dayanıklı mı gibi gibi, beton, beton bileşenleri, toprak, demir donatı, alt yapılar ve  yol işleri bu tür işlerle uğraşıyorum.

Şimdi ne alaka diyebilirsiniz, çünkü web sitemde genelde teknolojik ve fotoğraf ile ilgili bilgiler mevcut bu iş nerden sardı diye soran vardır mutlak.

Teknolojik (yani bilgisayarla ilgili) hayatım 1998 de başladı. Abimin bir masaüstü 64 mb remli Pentiyum II 233 mhz li 4 gb hdd olan(şimdi en ufak hafıza kartları 32 gb olduğunu düşünün) 4 mb ekan kartlı bir pc ile başladı. Aslında her şey bir merakla başladı. Merak edip bu bilgisayarı karıştırdım, baya bir şeyler öğrendim. Aklımda deli sorular program nasıl oluyor, nasıl çalışıyor derken Ms-Dos da qbasic ile yazabileceğimi orta okulda bir hocamdan öğrendim. Flash disk daha o zamanlarda yok tabi, diskete (1,44mb) kopyalayıp evde bilgisayardan birşeyler yazmaya başladım. Tabi ilk önce PRINT “Merhaba Dünya” yazmadan olmazı.

Hesap makinesi, telefon rehberi hatta muhasebe programı diyordum ama aslında taksitlendirme programıydı öyle ufak tefek programlar yazım. En heyecanlı kısmı ise programı RUN ettiğimde hata vermeden çalışması, hatasız kod yazdım diye sevinmekti. Programlama orada kaldı, daha ileri gidemedim. İnternet o zaman şimdiki gibi her evde yoktu. Sonra internet çıktı mertlik bozuldu. Bir ağa giriyorsun ve dünyaya açılıyorsunuz ya ben dünyaya açıldım e bu ağa başkaları da bağlı onları nasıl görürüm diye düşünürken ip adresleri, ip tarama, NETBIOS vb konularla bakasının bilgisayarına erişebildiğimi fark ettim.

Sonra web tarayıcıları ve web sitelerini duyuyoruz. Resimler paylaşılıyor, müzikler paylaşılıyor, bilgi paylaşılıyor, program paylaşılıyor, web sitesine veri girebiliyorum, veriler bir yerlere kayıt oluyor, üyelik sistemi, mail alıp gönderme, muazzam bir durum benim için; ama aklımda hep aynı sorun nasıl yapılıyor bu web siteleri. Bir şekilde html ile web sitesi kodlandığını öğrendim ama dinamik değil. Bir veri girişi yok sadece tasarlanan site üzerinde girilen bilgileri okuyabiliyoruz, oysa bana veri girişi de yapabileceğim bir sistem lazımdı, google de yok bir arkadaş vardı anlıyordu bilgisayar bölümü okuyordu neyse ona baka baka bir şeyler kaptık işte interneteki tasarımları al kopyala editleyerek biraz ilerlettim. Hatta ilk html sayfam Küçük Çüngüş bu adresten ulaşabilirsiniz. Arşivden olduğu için java kısımları görünmemektedir. Bir gün gazete bayisinin önünden geçerken, yanlış hatırlamıyorsam PC-Magazin dergisiydi, bir teknoloji dergisi  ek cd de ASP ile web programlama diye bir yazı gördüm. Kafamda ışıklar çaktı. Web ve programlama vay galiba tam istediğim şey bu. Çünkü hep merak ediyordum, o zamanlar Mynet sitesi bile yeniydi. Nasıl yapıyorlar bu siteleri. Çünkü bir veri giriyorsun ama bir yerde kayıt tutuyor. Böyle bir yazılım yapmayı çok istiyordum ama bir türlü nasıl yapıldığını bilmiyordum. Taaki bu dergi ile karşılaşana kadar. Harçlıklardan biriktirip o ay o dergiyi aldım. İyi güzel CD aldım hemen o zamanki uzay teknolojisinde bile bulunmayan PC’nin CD-Rom yuvasına yerleştirdim. Tabi bir heyecan var ki hiç sormayı. Örnek siteleri açarken hevesim kursağımda kaldı. Niye çalışmıyor bunlar, açıyorum default.asp dosyasını tamam html kodlar çalışıyor ama abuk sabuk şeylerde çıkıyor <? başlayıp  ?> ile biten kodlar görünüyor. Öyle olunca hevesim kırıldı tabi, bende öyle bıraktım. Sonradan öğrendim ki meğerse IIS kurmak gerekiyor. Tabi bu kodları arka planda bir şeylerin derlemesi gerekiyor. Nasılsa qbasic de yazdığım komutları derleyen bir yazılım varsa bu web sitesindeki komutları da derleyecek bir yazılıma ihtiyaç vardı. IIS kurup siteleri çalıştırınca tam istediğim olay bu dedim işte. Hemen yazdım bir site içinde neler var neler şimdiki mynet yeni açılmıştı daha, sitede toplist var, haberler var, fotoğraf arşivi var, program indirme var o zaman site 10 mb tutuyordu toplam veri tabanları kodlamalar resimlerin hepsi  bir hevesle site tasarladım ama sadece ben girebiliyorum, bunu yayınlamak lazım yayınlamak için de host ve domaine gerekliydi, ama nerde o zaman host domain el yakıyor bizde o kadar zengin değiliz o da kaldı kendi bilgisayarımda anca localden takılıyordum 😀 işte tabi web tasarımda olduğu yerde kalmadı şimdi html 5 var css var. Sürekli takip etmesi gereken bir sektör.

Fakat bilgisayar sektörü üzerinde çok çalışmadım çevrem hep ücretsiz iş yaptırmayı sevdiği için de para da kazanmak kısmet olmadı; ama bilgisayar ile olan ilişkimden dolayı işlerim çok daha hızlı ve rahat bir halde halledebiliyorum, bana hem zaman kazandırmış oluyor, hem işlerimi daha erken yetiştirmemde yardımcı oluyor.

Hala bana sorulan soruların başında hep şu soru var “Bu kadar bilgi birikimin var, neden bilişim üzerine çalışmıyorsun?”. Elbette bende bu işi yapmayı çok isterdim; hatta bu işlere de atıldım, web sitesi tasarlıyorum, müşteriyle anlaşıp tüm aşamayı tamamlıyorum, tam iş teslimi olacak müşteri daha ucuza bulup vazgeçiyor, bir bilgisayarcıda çalışsan maaşı az, iyi bir iş bulmak için iyi bir çevrenin olması lazım, kısmet olmadı aslında, abimde sağolsun bizi bir şekilde Kalite Kontrol laboratuvarına yerleştirdi, bu mesleği de sevdim, çünkü deneyler yapmak, bir bilinmeyeni bulmak çok zevkli bir şey benim için.

Fotoğraf konusuna gelirsek, tamamen bir hobi. Şöyle özlü sözler falan var Fotoğraf kalple gözün buluştuğu noktadaki ölümsüzleştirilmiş andır. Fotoğraf çekmeyi seviyorum şu an Nikon D7000 fotoğraf makinem var 18-105 nikon, 50 mm nikon, 70-300 sigma (sağolsun bunu bana Afganistan da çalışan Orçun arkadaşım gönderdi), 12-24 tokina bunlar lenslerim flaş olarak Nikon sb 800 kullanıyorum. Çanta, battery grip, uzaktan kumanda baya bir ekipman var hatta arkadaşlar diyor bir fotoğrafçı dükkanı aç gibisinden.

Bu aralar artık fotoğrafla da ilgilenemiyorum, web sitem le de ilgilenemiyorum, Evlendikten sonra fotoğraf tutkusu azaldı, çocuklar da olduktan sonra fotoğraf makinesini elimize bile alamaz olduk resmen. Şimdi evli ve  2 çocukluyum. Hayatımdan menunum, birilerine yardımcı olmayı, bildiğim bir bilgiyi başkasına aktarmayı seviyorum.

Lebiderya olan internete Ben Kimim sayfasını sonuna kadar okuduğunuz için teşekkür ederim.